Sizi Arayalım

Blog

Sedef Hastalığı Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Sedef hastalığı pembe - kırmızı, hafif kabarık bir zemin üzerinde beyaz, kalın, parlak ve kuru kepekler gözlenmesi nedeniyle halk arasında sedef hastalığı olarak adlandırılan bir deri hastalığıdır.

Sedef hastalığı, derinin sağlıklı bir şekilde kendini 3-4 haftada bir yenilemesi gerekirken, birkaç gün içerisinde yenilemeye çalışması sonucu oluşan dermatolojik bir sağlık problemidir.

Derinin kendisini sağlıklı bir şekilde yenileyebileceği süreden daha kısa süre içinde oluşması sağlıksız bir deriye sebebiyet vermektedir.

Oluşan deri normal deri görüntüsü vermektense, kuru ve kızarık bir yama dokusuna ve sedef renginde büyük pullanmalara sahip olmaktadır. Sedef hastalığı sonucu cilt dokusunda kaşıntı ve ağrı oluşmaktadır.

Kronik bir deri problemi olan sedef hastalığı hastanın hayatı boyunca devam etmekte, etkileri belirli dönemlerde azalmakla beraber, bazen bir anda yeniden ortaya çıkabilmektedir.

Dünya’nın yüzde 2’sinde görülen bu hastalık bulaşıcı değildir ve kadınlarda ve erkeklerde görülme oranında belirgin bir farklılık bulunmamaktadır. Bu hastalığın birçok tipi olmakla birlikte, en sık karşılaşılan türü, pullanmaya sebep olan plak tipi sedef olmaktadır.

Hastalığın tanısının konulması klinik incelemeler ve deri biyopsisi yoluyla sağlanabilmektedir.

Sedef hastalığı ile birlikte eklemlerde ağrı, şişlik, kızarıklık, tutulma gibi bozukluklar da ortaya çıkabilmektedir. Türkiye’de yaklaşık olarak 1 milyon kişinin sahip olduğu sedef hastalığının nelerden dolayı kaynaklandığı ise tam olarak bilinmemektedir.

Tedavinin ana amacı, cilt hücrelerinin hızla büyümesine engel olmaktadır. Sedef hastalığı için bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır, ancak semptomları yönetmek mümkündür. Nemlendirme, sigarayı ve alkolü bırakmak, stres yönetimi gibi yaşam tarzı önlemleri sedef hastalığının semptomlarını yönetmeye yardımcı olabilir.

Sedef Hastalığı Neden Ortaya Çıkmaktadır?

Sedef hastalığı, nedenleri günümüzde tam olarak bilinmeyen bir bağışıklık sistemi rahatsızlığıdır. Bağışıklık sistemi dolayısıyla kaynaklanan bir sorun olan sedef hastalığının ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülen sebepler şunlardır:

Akyuvarlardaki anomaliler: Bağışıklık sisteminin ana unsurlarından biri olan ve kanda bulunan akyuvarların (beyaz kan hücreleri) normal dışındaki işleyişleri hücrelerin hareketlerini değiştirerek sedef hastalığına sebep olabilmektedir.

Genetik faktörler: Sedef hastalarının büyük çoğunluğunun aile üyelerinde de sedef hastalığı görülmesi sebebiyle tam olarak netlik kazanmamış olsa da, aileden gelen genetik özelliklerin de sedef hastalığının oluşumuna zemin hazırladığı düşünülmektedir.

Aşırı alkol ve sigara tüketimi: Bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri olan alkol ve sigara da bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı olan sedef hastalığının ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.

Psikolojik sebepler: Bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturan stres ve depresyon gibi psikolojik süreçler sedef hastalığının ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamakta ve atakların tekrarlanmasına yol açabilmektedir.

Enfeksiyonlar: Tekrar eden enfeksiyonlara sahip (farenjit ve boğaz enfeksiyonu gibi) hastalarda sedef hastalığın görülme oranı artmaktadır. İklim ve cildin tahriş olması: Özellikle soğuk havaların sedef hastalığını tetiklediği ve sedef hastalarının nemli havalarda rahatladıkları gözlemlenmektedir. Yaz aylarında yaşanan güneş yanıkları ve ayrıca yaralar da bu hastalığa neden olabilmektedir.

Kullanılan ilaçlar: Bazı hastalıkların (kalp ve tansiyon hastalıkları, sıtma, astım gibi) tedavisinde kullanılan ilaçlar sedef hastalığı gibi hastalıkların gözlemlenmesine yol açabilmektedir.

Diş çürüğü, deride sıyrık ve çizikler, deri zedelenmeleri ve idrar yolu enfeksiyonları da sedef hastalığının ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.

Sedef Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

  • Cilt lekeleri
  • Ciltte yoğun pullanma
  • Küçük boy kırmızı veya beyazımsı lekeler
  • Kanamaya yatkın kuru ve çatlamış cilt
  • Ciltte yoğun kaşınma
  • Kalınlaşmış ve çukur tırnaklar
  • Şişmiş ve sert eklem yerleri
  • Kırmızı, kabarık ve iltihaplı yama şeklinde yaralar
  • Kırmızı yama şeklindeki yaralar üzerinde beyazımsı veya gümüş renginde plaklar
  • Bazı yaraların etrafında ağrı
  • Eklemlerde de ağrı ve şişlikler

Sedef Hastalığının Türleri Nelerdir?

Sedef hastalığındaki yamalar, üzeri gümüş rengi kabukla kaplı kızarıklıklardır. Bunlar değişik şekillerde ve boyutlarda meydana gelebilmektedirler. Sedef hastalığının çeşitlerine göre belirtileri de değişmektedir:

Plak Tipi Psoriasis: Sedef hastalığının en yaygın görülen türüdür. Plaklar vücuttaki herhangi bir yerde oluşabilmektedir. Kaşıntılı ya da acı verici olabilen bu plaklar, bazen çok sayıda bazen de az sayıda olabilmektedir.

İnvers Psoriasis: Bu tip sedef hastalığı; koltuk altı, kasık, göğüs altı gibi kıvrım yerlerinde görülmektedir. Bu bölgeler nemli olma özelliğine sahip olması nedeniyle sedeflerin kepeklenme olmaksızın, kızarıklık ve kabarıklıklara yol açtığı görülür. Mantar enfeksiyonları, sedefin bu tipini tetikleyebilmektedir.

Tırnak Psoriasisi: Sedef tırnaklara da yerleşebilmekte ve hatta yalnızca tırnakta da görülebilmektedir. Sedefin bu türünde; tırnakta kalınlaşma, renk değişikliği, çukurluklar görülebilmektedir.

Eritrodermik Psoriasis: En nadir olarak rastlanan sedef hastalığı türü olan eritrodermik psoriasiste, kaşınan ve yanan kızarıklıklar tüm vücudu kaplamaktadır.

Psoriatik Artrit: Hastaların bazılarında eklem tutulumu gözlenebilmektedir. Özellikle el ve ayak eklemlerinin tutulduğu görülürken, nadir de olsa büyük eklemler de etkilenebilmektedir.

Psoriatik artrite dökülmeler eşlik ediyorsa tanısı kolay bir şekilde konulabilmektedir. Ancak tek başına eklem tutulumun görüldüğü hastalarda ise sedef hastalığı tanısı koymak çok daha güç bir hal almaktadır.

Sedef Hastalığı İçin Hangi Doktora Gidilmelidir?

Sedef hastalığı için teşhis fiziksel muayene ve deri biyopsisi sonunda konulmaktadır. Bir dermatolog (cilt hastalıkları konusunda uzmanlaşmış doktor) hastalığa sahip cildin derin incelemeler sonucunda tanısını koymaktadır.

Doktorunuz, problemli cildin bir parçasını (biyopsi) alabilir ve mikroskop altında inceleyebilir. Biyopsi yapıldığında, sedef cildi, egzama cildine göre kıyasla daha kalın ve iltihaplı görünür.

Sedef Hastalığı Nasıl Tedavi Edilmektedir?

Sedef hastalığı kişinin hayatı boyunca sahip olduğu ancak doktor kontrolünde uzun tedaviler sonucunda kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalıktır. Kesin bir tedavisi bulunmamakla beraber sedef hastalığının tedavisinde hastalığa yol açan hücrelerin ve hücre aktivitelerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Deride oluşan kuruluğu ve fazla deri aktivitesini önlemek için çeşitli nemlendiricilere, kremlere, şampuanlara, sentetik D vitamini tedavisine, kortizonlu ilaçlara ve problemli bölgelere uygulanmak üzere ilaçlara başvurulmaktadır.

Hastanın durumuna göre muayene sonrası verilen doktor tavsiyeleri tedaviyi belirlemektedir. İğne, ağız yoluyla alınan ilaçlar ve fototerapi (ışık tedavisi) de sedef ile mücadelede faydalanılan diğer yöntemler olmaktadır.

Uygulanan tedaviler sonuncunda, kepeklenmelerde azalmalar ya da tamamen kaybolmalar görülse de her zaman için geri gelme ihtimalinin olduğunu unutmamak gerekmektedir. Sedef hastalığının tedavisi hastalığın şiddetine göre değişiklik göstermektedir. Sedef hastalığı tedavisi temelde üçe ayrılmaktadır:

  • 1- Topikal (Yerel) Tedaviler: Bu tedavi çeşidi krem, merhem ve losyon gibi ilaçların doğrudan deriye uygulanması ile gerçekleşmektedir. Sedef hastalığının hafif olduğu rahatsızlıklarda kullanılan en uygun tedavi şeklidir. Topikal steroidler, katranlı ürünler ve vitamin D analoglarına ek olarak kullanılan nemlendiriciler, derideki kurumanın giderilmesine yardımcı olarak, kepeklenmelerin azalmasını sağlmaktadır.
  • 2- Fototerapi Tedavisi: Fototerapi tedavisi; ultraviyole ışığının (güneş ışığının tedavi edici özellik taşıyan dalga boyları) değişik formlarının ve bazen de özel tabletlerin kullanılmasıyla uygulanan bir tedavidir. Sedef hastalığı deride çok yaygın olduğunda ve tropikal tedavilerle düzeltilemediğinde ya da tedaviden hemen sonra tekrarladığında bu tedavi yöntemine bavurulmaktadır. Fototerapi tedavisinin en basit ve kolay uygulanabilen yolu, kontrollü miktarda güneş ışığı almaktır.
  • 3- Sistemik Tedaviler: Ağızdan alınan ilaçlarla uygulanan tedavi çeşididir. Tedavinin getirdiği yan etkiler sebebiyle, daha basit yollarla hastalık kontrol altına alınabiliyor ise bu tedaviye başvurulmamaktadır. Tedaviye başlamadan önce doktor tarafından hastaya tedavinin riskleri konusunda bilgilendirilmeler yapılmaktadır. Kadın hastaların sistemik tedavi aldıkları sırada gebe kalmamaları gerekmektedir. Erkek hastaların ise bu tedavi sürecinde sağlıksız bir gebeliğe sebebiyet vermemeleri amacıyla cinsel korunma yöntemlerine önem göstermeleri önerilmektedir.

Sedef Hastalarının Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

Sedef hastalığına sahip kişilerin öncelikle psikolojik tetikleyicilerden kurtulmaları gerekmektedir.

Stres, üzüntü, kaygı gibi olumsuz duygulardan uzaklaşarak, kendilerini daha iyi hissettirecek şeylere yönelmeleri tedavi için olumlu bir gelişme olacaktır. Deriyi kaşımak, ovmak, kabukları koparmak yeni döküntülere yol açabileceğinden ötürü bunlardan olabildiğince uzak durulması gerekmektedir.

Güneşin ve denizin sedef hastalığını azaltıcı etkisi bulunmaktadır. Güneşe maruz kalma süresinin olabildiğince kontrollü olması gerekmektedir. Aşırı düzeyde güneşlenmek sedef döküntülerini arttırabilmektedir. Kış aylarında derinin nem oranı azalarak daha kuru hale gelmektedir.

Kuru cilt sedef hastalarında daha fazla kaşıntıya sebep olmasından ötürü nemlendirici krem ve losyonların kış aylarında daha özenli kullanılması gerekmektedir. Cildin rahatlaması açısından her gün duş almak oldukça önemlidir.

Diğer bir önemli husus ise sağlıklı beslenmedir. Sedef hastalarının sağlıklı beslenmeye özen göstermeleri gerekmektedir.

Beslenme ve sedef hastalığı arasındaki bağlantıyı anlamaya yönelik yapılan araştırmalar sonucunda bazı besinlerin sedef hastalığını daha iyi veya daha kötü yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.

Sedef hastalarının kabuklu sebzelerden ve glutenden uzak durmaları gerekmektedir. Proteinli ve süt içerikli besinleri ise azaltmakta fayda vardır. Bol vitaminli besinler tüketilmelidir.

Uzm. Dr. Hande ULUSAL

Uzm. Dr. Hande Ulusal özellikle estetik ve kozmetik dermatoloji, dermatolojide lazer uygulamaları, sedef hastalığı (psoriasis), akne (ergenlik sivilcesi), rozase, saç hastalıkları ve ürtiker ile ilgilenmektedir.

Popüler Yazılar

İletişim Formu

İsminiz
E-Postanız
Telefon