Cadı Fındığının Anti Aging Etkisi

Detayı Görüntüle

Sivilce İzleri ve Çatlakların Lazerle Tedavisi

Sivilce İzleri ve Çatlakların Lazerle Tedavisi Fraksiyonel lazer ışınları ile derinin sıcaklığı artırılıp buharlaşma sağlanarak derinin en üst tabakası soyulmaktadır. İyileşme, lazer uygulanan bölgenin çevresindeki hasar görmemiş hücrelerin çoğalması, fibroblastların uyarılması ve sonuçta kollajen sentezinin tetiklenmesi ile olur. Uygulama 30-40 dakika kadar sürmektedir. Uygulama boyunca özel soğutma kullanıldığı için hasta ağrı duymaz. Uygulama sonunda ciltte hafif bir kızarıklık ve yanma olur. Uygulamadan 2-3 sonra cilt rengi hafif kahverengiye döner ve 5-6. günlerde ince bir kabuklanma ile soyulma başlar. Bir hafta sonunda cilt normal durumuna döner. Uygulamadan sonra cilt güneşten koruyucu sürülerek korunmalıdır. Uygulama aralıkları 3-4 hafta olmalıdır. Cilt izlerinin şiddetine göre seans sayısı 3-6 arasında değişmektedir.

Detayı Görüntüle

Dolgu Uygulamaları

Dolgu uygulamaları, Medikal Estetik alanında en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Hyalüronik asit ise dolgu uygulamalarında en çok başvurulan dolgu maddesidir. Cildimiz yaşlandıkça kollajen, elastin doku ve hyaluronik asit miktarında azalma meydana gelir. Dolgu uygulamalarında azalmakta olan hyaluronik asit, küçük iğneler yardımıyla cilt altındaki problemli olan yerlere enjekte edilir. Jel kıvamındaki hyaluronik asit cildin su tutma kapasitesini arttırarak yoğunluk sağlar. Hyalüronik Asit Faydaları Nelerdir? Cildi pürüzsüz ve esnek tutmaya yardımcı olur. Akne izlerini önlemeye yardımcı olur. Dokuların tamir edilmesi ve elastikiyetinin korunmasını sağlar. Bu özelliği sayesinde cildin yaşlanmasını önlemektedir. Kollajen liflerinin oluşumu ve bakımına yardımcı olur. Kollajenin azalması cildin elastikiyetini kaybetmesine sebep olur. Aynı zamanda cilt iltihabı ve tahrişi ile savaşmaya yardımcı olur. Yaşlandıkça hücre mitoz hızı azalır, böylece hücresel yenilenme ve onarım süreci yavaşlar. Hiyalüronik asit varlığı durumunu tersine çevirmede yardımcı olur. Dolgu Maddesi Hangi Amaçlarla Kullanılabilir? Yüzdeki ince ve derin kırışıklıkların doldurulması, Dudakların ve konturunun dolgunlaştırılması, Yanaklar, çene, göz çevresi ve şakaklara hacim verilmesi, Akne ya da diğer nedenlerle oluşmuş derin izlerin giderilmesi  amacıyla kullanılmaktadır. Dolgu Hangi Alanlarda Uygulanır? Kaş arası, Nazolabial bölge, Dudak üstündeki dikey çizgiler en sık uygulama alanlarıdır. Boyunda ve el sırtında da düşük molekül ağırlıklı dolgulardan faydalanılmaktadır. Kemerli olan burunların düzeltilmesi ya da burun ucunu kaldırmak için de dolgu uygulamalarından faydalanılmaktadır. Dolgu Uygulamaları Sonucunun Etkisi İşlem yapıldığı an itibariyle kendini belli eder fakat zamanla su tutma kapasitesi arttıkça etkisi daha da artar. Kullanılan dolgunun molekül ağırlığına bağlı olarak etki süreleri 6-18 ay arasında değişmektedir. Dolgu Uygulaması Ne Kadar Sürer ? Dolgu uygulaması 15 ila 30 dakika arası sürer. Uygulamadan hemen sonra günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgesinde ağrı oluşmaz; fakat hafif şişlik veya kızarıklık oluşabilir. Bu etkiler 1 – 2 günde geçecektir. Işık Dolgusu Cilde ışığı yansıtma kapasitesini geri vermek için mezoterapi ve dolgu teknikleri arasında yeni bir tedavi yöntemidir. 3-4 hafta aralıklı 3 seansla etkili ve basit bir uygulama yöntemidir. İlk olarak yapılan enjeksiyon ve devam eden seanslar ile gözle görülür sonuçlar alınabilmektedir. Göz altı ışık dolgusu için detaylı bilgi

Detayı Görüntüle

Clostridium Botulinum

Botulinium Toksin Uygulaması Botulinium toksini, Clostridium Botulinium isimli bakteriden elde edilen bir toksindir. Etki mekanizması uygulandığı bölgede kas ile onu uyaran sinir arasındaki iletişimi geçici olarak bloke etmesidir. Migren tedavisinde de uygulanmaktadır. Botulinium Toksin Uygulaması Hangi Bölgelere Uygulanabilir? Kaş arası, Kazayağı, Alın, Dudak üstü, Boyun bölgelerine uygulama yapılabilir. Botulinium Toksin Uygulaması Kimlere Uygulanabilir? Mimik kaslarının hareketleri sonucu yüzünde oluşan dinamik çizgilenmelere sahip bütün hastalara Botulinium toksin uygulanabilir. Uygulama yapılan bölgede cilt kırışıklıkları giderilir ve deri eski gerginliğini kazanmış olur. Botulinium Toksin Uygulaması Kimlere Uygulanmaz? Myastenia gravis,Lambert eaton sendromu, multipl skleroz gibi sinir – kas sistemine ait hastalığı olan kişilere, Aminoglikozid grubu antibiyotikler kullananlara, deri enfeksiyonu olan hastalara, Gebelik ve emzirme döneminde olan hastarlara, Yumurta alerjisi olan bireylere uygulama yapılmaz. Botulinium Toksin Nasıl Uygulanır? Uygulama krem anestezi ile yapılır. Botulinium toksin uygulaması ağrısızdır ve iz bırakmaz. Uygulanacak bölge kirden arındırıldıktan sonra ince uçlu iğnelerle kas içine küçük dozlarla toksin verilir. Uygulama seansı yaklaşık 15 dakika sürer. Uygulamanın Etki Süresi Nedir? Etkisi 4-5 gün itibariyle başlamakta ve 3-6 ay arasında sürmektedir. Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Uygulama yapıldığı gün öne doğru eğilme, spor, banyo, alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Sıcak, protein yapıda olan toksinin etkisini daha çabuk kaybetmesine yol açabileceği için solaryum, sauna gibi yerlerde bulunulmaması önerilmektedir. Ayrıca uygulama yapılacak kişinin mevcut hastalıkları ve kullanılan ilaçlar da toksin uygulamasının süresini etkileyebilmektedir.

Detayı Görüntüle

Ter Kokusu Kabusunuz Olmasın!

Koltuk altında, ellerde, ayaklarda veya vücudunuzun başka bölgelerinde tahammül edilemez ter kokusundan, kullanılan tüm deodorantlara ve kişisel bakım ürünlerine rağmen kurtulamıyorsanız, “Hiperhidrozis” yani aşırı terleme sorununuz olabilir. Yaz aylarının gelmesiyle birlikte sıcak havanın etkisiyle daha fazla artan terleme şikayetinden uzman ellerde yapılan tedavi yöntemleri ile kurtulmak mümkün.Uz. Dr. Hande Ulusal, terlemeye yol açan nedenler ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi. Aşırı Terleme Kişinin Sosyal Yaşamını Olumsuz Etkiliyor Vücut için doğal ve fizyolojik bir olay olan terleme sayesinde vücut ısısı dengelenirken, zararlı maddeler de vücuttan atılmış olur. Terlemeden sorumlu olan sistem, “Sempatik Sinir Sistemi” dir. Sempatik sinir sisteminin, nedeni bilinmeyen bir şekilde fazla çalışmasıyla ortaya çıkan ve kişinin yaşam kalitesini etkileyen aşırı terleme sorunu, “hiperhidrozis" olarak adlandırılır. Aşırı terleme bireyin sosyal yaşamda ve iş ortamında kendisini kötü hissetmesine neden olmaktadır. Tedavi Öncesinde Terlemenin Nedenleri Araştırılmalı Kişide kilo problemi, şeker hastalığı, hipo ya da hipertiroidi, aşırı nikotin kullanımı ve aşırı kafein alımı, menopoz ve kalp hastalıkları, gebelik, parkinson ve bazı omurilik hastalıkları psikiyatrik ve nörolojik hastalıklar ile alkol bırakma dönemi ve kullanılan ilaçlar sorgulanmalıdır. Tüm sistem sorgulamasının yapılıp, sorunun belirlenemediği durumlarda ise; aşırı terlemenin nedeni sempatik sinirlerin yapısal olarak aşırı çalıştığına bağlanır. İlk tedavi seçeneği olarak losyon ve ilaç tedavisi uygulanır. Tedavide alüminyum klorid içeren losyonlar ya da ağızdan alınan antikolinerjik ilaçlar kullanılabilir. Alüminyum klorid içeren losyonlar özellikle koltuk altındaki terleme artışlarında ilk seçenek olarak tercih edilir. Akşam kuru deriye uygulanır ve sabah temizlenir. Bazı durumlarda tahrişler görülebilir. Sistemik antikolinerjik ilaçlar; ağız kuruluğu, görme bulanıklığı, üriner problemlere yol açabileceğinden kullanımları sınırlıdır. Elektrik Akımı Tedavisiyle Terlemeyi Önlemek Mümkün İyontoforez denilen yöntemde ise eller ve/veya ayaklar, içinde metal tabaka bulunan küvete konulur. Bu metal tabakadan düşük şiddette elektrik akımı verilir. Bu yöntemle elektrik akımının oluşturduğu iyonlar ter kanallarını belirli bir süre kapatır. Her seansın uygulama süresi 20-30 dakika kadardır. Başlangıçta 3 günde bir, daha sonra haftada bir tedavi yapılır. Cerrahi tedavi ile terlemeye neden olan sinirler yakılabilir. Özellikle el ve koltuk altı terlemelerinde cerrahi tedavi olarak Endoskopik Torakal Sempatektomi uygulanmaktadır. Bu cerrahi tedavi ile aşırı çalışarak fazla terlemeye neden olan sempatik sinirler kesilir veya çıkarılır. Bazen sempatik zincir ve dalları klips ile sıkıştırılabilir veya koter ile yakılabilir. Bu sinirlerin terleme dışında fonksiyonu olmadığı için ameliyatın; felç oluşturma, his kaybı, refleks azalması gibi etkileri olmaz. Terlemenin En Etkin Tedavi Yöntemi Botox Botox orta ve yoğun şiddetteki terleme şikayetlerini tedavi ederek başarılı sonuçlar sağlamaktadır. Botox, sinir kas kavşağında ve sinir uçlarında "asetilkolin" denilen maddenin salınımını engelleyerek ter bezinin salgı yapmamasına neden olur. Böylece terleme engellenir. Avuç içleri, ayak altı, koltuk altı ve ter bezlerinin fazla çalıştığı her bölgeye uygulanabilir. İşlem öncesinde fazla terleyen bölgeleri tespit etmek için iyot-nişasta testi yapılır. İşlem sonrasında herhangi bir yan etki görülmemektedir. Uygulama yapılan alanın genişliğine göre 80-100 ünite toksin uygulanır. İşlem etkinliği 6 ay ile 9 ay arasında değişmektedir. Tedavinin tekrarlanması bu süreyi uzatmaktadır.

Detayı Görüntüle

Işık Dolgusu

Mezoterapi ve dolgu tekniklerini birleştiren bir işlem olan ışık dolgusu cilde ışığı yansıtma kapasitesini tekrar kazandırır. Işık dolgusu ve gözaltı ışık dolgusu olmak üzere iki türü vardır. Işık dolgusunda kollajenin yapısına giren 8 aminoasid kollajen üretimi için hammadde oluştururken, 3 antioksidan, vitamin ve mineraller ile cildin dış etkenlere karşı savunmasını artırır. Işık dolgusunda hyaluronik asit ile vitamin, mineral ve antioksidan etken maddeler bulunmaktadır. Üç hafta aralarla 3 uygulama yapılması önerilmektedir. Gözaltı ışık dolgusuyla; gözaltlarındaki çöküklükler ve  göz altı morluklarında belirgin bir azalma sağlanmaktadır.  İçeriğinde protein, vitamin, aminoasit, antioksidanlar bulunmaktadır. Uygulama sonrası etkinlik hemen görülebilir. İşlem kanül ile uygulandığında morluk olmamaktadır. Yaklaşık 1 sene kadar kalıcılığı bulunmaktadır.

Detayı Görüntüle

Cilt Kanserleri

Deri kanseri için kontrol yaparken bakmamız gereken dört farklı lezyon çeşidi vardır. Bazal Hücreli Kanser Bazal hücreli kanser en sık karşılaşılan ama en az tehlikeli olan deri kanseri çeşitidir. Sıklıkla açık tenli insanların güneşe en çok maruz kalan vücut bölgelerinde ortaya çıkar. Bu kanser tipi çok nadir olarak vücudun diğer yerlerine yayılabilir. Uzun süre tedavi edilmezse, ülsere dönüşebilir veya derin dokulara zarar verebilir. Aktinik KeratozGenellikle orta ve ileri yaşlarda ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kulaklar, el arkası ve kafa derisi gibi derinin uzun süre güneş ışığına maruz kalmış kısımlarında görülür. Güneşin UV ışınlarına uzun süre maruz kalan açık tenli kişilerde aktinik keratoz riski çok daha fazladır. Aktinik keratoz, kanser gelişiminden önceki basamak olarak kabul edilir ve % 10 veya oranında skuamöz hücresi kansere dönüşme potansiyeli taşır, bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir. Skuamüz Hücreli Kanser Skuamöz hücreli kanser en çok görülen ikinci deri kanseridir. Özellikle yüz ve saç derisi gibi güneşe aşırı maruz kalan ciltlerde görülür. Çoğunlukla aktinik keranoz üzerinden gelişir ve bazal hücreli kansere benzerlik gösteririr. Buna rağmen, görülen lezyonlar genellikle daha kabarık ve kabukludur. Dudağa, kulağa, el ve ayak parmaklarına ya da immünsüprese hastalarda hızlıca yayılabilir. Lezyonu yok etmek için cerrahi müdahele gerekir. Melanom Melanom deri kanserleri arasında en az görülen tür olmasına rağmen en tehlikeli olandır, çünkü diğer organlara sıçrar. Daha erken yaşta da görünebilir. Haftalar ve aylar içinde süratle büyüyen koyu renk, düzensiz kenarları ve karışık renkleri olan lezyonlar şeklinde ortaya çıkar ve çok daha hızlı büyürler. Acil tedavi edilmesi gereklidir. Ayrıca siyah ve kahverengi olmayan pembe ve kırmızı nodüller şeklindedir.

Detayı Görüntüle

Akne (Sivilce)

Ergenlik dönemindeki hormonal değişimlerle ortaya çıkabileceği gibi karbonhidrattan zengin beslenme, bazı ilaçlar, hormonal problemler (polikistik over sendromu, hipofiz adenomu gibi), kapatıcı makyaj kullanımı gibi sebeplerle erişkin dönemde de başlayabilir. Bayan hastalarda erkek tipi tüylenme, adet düzensizliği eşlik ediyorsa hormonal tetkikler mutlaka yapılmalıdır. Eşlik eden hormonal problemlerin varlığında hastalar endokrinoloji ve/veya kadın hastalıkları bölümleri ile beraber takip edilmelidir. Aknenin şiddetine göre verilen tedaviler de değişkenlik göstermektedir. Komedon yani siyah noktaların varlığında mekanik olarak temizleme sonrasında topikal tedaviler yeterli olacaktır. Orta şiddetteki aknede tedaviye oral antibiyotikler de eklenir. Nodüler ya da kistik yapıdaki aknelerde ise a vitamini içeren ilaçların düzenli aralıklarla yapılan kan tetkikleri ile dermatolog gözetiminde kullanılması önerilmektedir.

Detayı Görüntüle

Saç mezoterapisi

Saç Mezoterapisi Nedir? Saç için gerekli olan vitamin, mineral ve aminoasit karışımlarının saçlı deriye enjekte edilmesi yoluyla uygulanan tedavi yöntemine Saç Mezoterapisi denilir. Bu yöntem ile saç köklerini besleyen bileşenlerin kolay bir şekilde saçta yerleşmesini sağlar. Herhangi bir ağrı yaşatmayan bu yöntem ile saç dökülmesi tedavi edilebileceği gibi, incelmiş olan saçları kalınlaştırır, dökülmeleri durdurur, saçın daha canlı ve parlak hale gelmesini sağlar. Saç Dökülme Çeşitleri ve Mezoterapi Uygulaması Saç mezoterapisi aşağıda görülen saç dökülmeleri çeşitlerinde kullanılmaktadır: Stres kaynaklı saç dökülme, Mevsimsel saç dökülme, Metabolik kaynaklı saç dökülmeleri, Gebelik ardından ani saç dökülmeleri Dökülmeyi tetikleyebilecek nedenlere yönelik araştırmalar sonrasında medikal tedavilerle kombine edilerek uygulanırsa başarı oranı daha da artar. Saç Mezoterapisi Kimlere Uygulanabilir? Saç mezoterapisi her yaş grubundan hem kadınlara hem de erkeklere uygulanmaktadır. Ağrısız ve acısız bir uygulama olduğundan dolayı küçük yaş gruplarında olan kişilere de uygulanabilmektedir. Uygulama Kaç Seans Sürer? Saç mezoterapisine başlanmadan önce uygulama yapılacak kişinin saç yapısı araştırılır ve analiz edilir. Ardından saçın ne kadar yıprandığına, hastanın yaşına, dökülme oranına ve saçın tel yapısına bakılır. Bu analiz yapıldıktan sonra uygulamanın kaç seans süreceği belirlenir. Saçın ihtiyacına göre haftada bir ya da iki kez uygulanabilir. Her bir seans ortalama 40 dakika sürmektedir. PRP tedavisi ile dönüşümlü olarak da yapılabilmektedir. Altı seans uygulama sonrası belirli periyotlarla idame tedavisi önerilmektedir. Uygulamanın Etki Süresi Nedir? Uygulamanın etkisi, saç dökülmesinin sebebine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Saçlar genetik olarak dökülüyor ve kalıcı dökülme sorunu yaşanıyorsa uygulamanın tekrarlanması gerekebilir. Fakat çeşitli sebepler dolayısıyla geçici saç dökülmesi yaşanıyorsa saç mezoterapisinin tekrarlanmasına gerek duyulmayabilir.

Detayı Görüntüle

Peeling

Peeling derinin çeşitli yöntemlerle soyulması anlamına gelmektedir. Bu soyma kimyasal solüsyonlarla, meyve asitleri ile veya lazerle olmaktadır. Kimyasal Peeling Sağlıklı bir derinin ortaya çıkmasını sağlamak ve deride çeşitli derinliklerde kontrollü hasar oluşturulmasını hedefleyen kimyasal peeling, bir veya birden çok kimyasal ajanın deriye uygulanması işlemidir. Kimyasal peeling deriyi canlandırmak, gençleştirmek, sivilce ve izlerini, ciltte istenmeyen lekeleri gidermek, görünüşünü iyileştirmek için cildin yüzeysel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan tedavidir. Kimyasal Peeling’te amaç, deri tabakasında istenilen derinlikte hasar oluşturmak ve rejenerasyon sırasında yara iyileşmesinin avantajlarından yararlanarak çeşitli lezyonların tedavisini sağlamaktır. Kimyasal Peeling’te Hangi Maddeler Kullanılır? Kimyasal peeling uygulamasında en sık kullanılan asitler glikolik asit, triklosetik asit (TCA), salisilik asit, Jessner solüsyonudur. Hangi asidin hangi hastaya uygulanacağına hekim karar verir. Kimyasal Peeling Hangi Durumlarda Uygulanır? Kimyasal peeling, ince kırışıklıkların giderilmesinde, sivilce ve sivilce izi tedavisinde, leke problemlerinde, cilt içerisindeki nem tutumunu arttırmada ve cildin mat görünümü düzeltmede kullanılır. Kimyasal Peeling Çeşitleri Nelerdir? Kimyasal peeling, işlemin derinlik seviyesine göre yüzeysel, orta ve derin olmak üzere üçe ayrılır. Bu sınıflandırma peeling yöntemini cildin hangi tabakasına kadar soyulma yaptığına göre yapılmıştır. Seans Süresi ve Seans Sayısı Seanslar tedavi edilecek bölgenin büyüklüğüne göre ortalama 30 - 60 dk. sürmektedir. Seans sayıları kişiden kişiye, vakaya ve uygulama türüne göre değişiklik göstermektedir. Uygulama Öncesi Uyarılar Kimyasal peeling işleminden en az bir hafta öncesinden saç boyası veya perma yaptırılmamalıdır. Kimyasal Peeling Sonrası Uyarılar İşlem sonrasında direkt günş ışığına maruz kalınmamalı ve solaryumdan kaçınılmalıdır. İlk gün duş yapılmakla birlikte bir hafta süreyle ılık bir duş tercih edilmelidir. Uygulamadan 2-3 gün sonra makyaj yapılmasında bir sakınca yoktur.

Detayı Görüntüle

Mezoterapi

Mezoterapi derinin orta tabakasını tedavi etmek anlamına gelmektedir. Yüz, saçlı deri, vücutta kullanılmaktadır. Gerekli olan maddeler kan dolaşımına karışmadan direkt olarak problemli olan bölgelere uygulanır. Etki kaybı ve yan etki oluşturma ihtimali ortadan kalkar. Yüze uygulanan cilt gençleştirme yöntemlerinden biridir. İçinde mineral, vitamin ve hyaluronik asit gibi karışımları içeren kokteylleri derinin orta tabakasına enjekte ederek cildin beslenmesini sağlamakta ve su tutma kapasitesini arttırmaktadır. Mezoterapi Uygulaması Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılır? Cilt Gençleştirme Ergenlik ve hamilelikte oluşan çatlaklar, Bölgesel zayıflama ve selülit, Göz çevresi morluğu, Leke tedavisi Saç dökülmesi tedavisinde kullanılmaktadır. Mezoterapi Kimlere Uygulanmaz? Gebelere, İnme (felç) geçirmişlere, Şeker hastalığı olanlara, Kanser durumunda Kan pıhtılaşma bozukluğu olanlara, Çoklu ilaç tedavisi gerektiren kalp hastalığı bulunanlara mezoterapi uygulaması yapılmamaktadır. Mezoterapinin Yan Etkisi Var Mıdır? Nadiren enjeksiyon bölgesinde geçici ezik ve çürükler görülebilir. Kullanılan maddeler sistemik dolaşıma karışmaz. Bu nedenle bu problemler geçicidir. Mezoterapi Kaç Seans Uygulanır? Cilt mezoterapisi on beş gün aralarla ortalama 4-6 seans uygulanır. İşlem öncesi kremlerle anestezi sağlanmaktadır. Mezoterapi ayrıca ergenlik ve hamilelikte oluşan çatlaklar, bölgesel zayıflama ve sellülit, göz çevresi morluğu, leke ve saç dökülmesi tedavisinde yapılacağı zaman seans sayısı şikayete, uygulama yapılacak kişiye ve alana göre değişiklikler göstermektedir.

Detayı Görüntüle

Lazerle Leke ile Çillerin Tedavisi

Q anahtarlı Nd:YAG lazer ile tedavi uygulanmaktadır. Bu tedaviler genellikle kış aylarında uygulanır. Tedaviler sonrasında güneş ışınlarından korunmak gerekir. Bu lazer çeşidi deriyi soymadan, lekeye yol açan renk maddesinin derinin içinde parçalanarak atılmasını sağlar. 2-4 hafta aralarla 5-6 seans uygulama yapılabilmektedir. Diğer leke tedavileri ile kombine edilebilir.

Detayı Görüntüle

Uzm. Dr. Hande ULUSAL

Uzm. Dr. Hande Ulusal, 21.11.1981 tarihinde Edirne’de doğdu. 1999 yılında Edirne Anadolu Öğretmen lisesinden mezun oldu. 1999 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesine başladı ve 2005 yılında tıp fakultesi 7. olarak başarı ile mezun oldu. 2005 yılında Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma hastanesi Dermatoloji kliniğinde uzmanlık eğitimine başladı. 2010 yılında Dermatoloji uzmanı oldu. 2010-2012 yılları arasında Kars Devlet hastanesinde mecburi hizmetini yaptı. 2012-2015 yılları arasında Özel Memorial Hizmet hastanesinde Dermatoloji uzmanı olarak çalıştı. 2015 Ekim ayı itibariyle Uzm. Dr. Hande Ulusal kendi kliniğinde hizmet vermeye devam etmektedir. Uzm. Dr. Hande Ulusal özellikle estetik ve kozmetik dermatoloji, dermatolojide lazer uygulamaları, sedef hastalığı (psoriasis), akne (ergenlik sivilcesi), rozase, saç hastalıkları ve ürtiker ile ilgilenmektedir. Birçok yurtiçi ve yurtdışı kongreye ve kurslara katılmış olup bilimsel çalışmalarına da devam etmektedir.

Soru Sor

Yazı Dizisi

Burun Dolgusu

Burun bölgesi yüz içerisinde tam ortada yer alan ve yüzün tüm biçimini etkileyen bir bölgesidir. Bu denli önemli olan burunun biçimsiz ya da yamuk olması kadın erkek herkeste rahatsızlık hissi yaratmaktadır. Kemerli olan burunlar da buna dahildir. Bu gibi durumlarda…

Dudak Dolgusu İstanbul

Dudak dolgusu istanbul gibi büyük ve gelişmiş şehirlerde ve uzman doktorlar ile sertifikalı yerlerde yapıldığında son derece güvenli uygulamalardır. Hamileler, emziren anneler, ciddi alerji öyküsü olanlar, kanser hastaları, radyoterapi ve kemoterapi alanlar dışında hemen hemen her kadın dudak dolgusu yaptırabilir.…

Kalıcı Dudak Dolgusu

Antik çağlardan beri kadınlar güzelliklerine önem vermişler, her dönemde değişen güzellik anlayışına ayak uydurmaya çalışmışlardır. Değişmeyen güzellik anlayışı ise, güzel dudaklara sahip olma isteğidir.  Dudak dolgusu, dudakların daha dolgun ve daha güçlü görünmesini sağlayan bir ameliyatsız estetik işlemidir. Dudak dolgusu,…

Basın

Çok Yaşa Programı…

Ameliyatsız Yüz Gençleştirme…

Tv Net'de Ürtiker…

Videolar

Neştersiz Estetik Mümkün…

Ameliyatsız Yüz Gençleştirmeyle…

Sağlık Raporu Programı…

Doktorunuza Sorun!

Dilerseniz işlemler ile ilgili herhangi bir soru sorabilir veya 0553 332 62 32 numarasından bize ulaşabilirsiniz.